|
Rumların yürürlüğe koyduğu yeni yöntemler Kıbrıslı Türkleri köşeye sıkıştırıyor, uygulanmakta olan politikalarla akıntıya kürek çektiklerini kanıtlıyor. Kıbrıslı Türkler yeni bir lider, ''maşallah'' Talat'ı buldukları için önlerinin açılacağını sandılar. Öyle ya; Talat'la düzlüğe çıkabilmenin yolu Rauf Denktaş 'tan kurtulmaktan geçiyordu. MA Talat'la, referandumda evet demekle Rumu parmaklarının ucunda oynatacaklarını sandılar.
Artık Rauf Denktaş yok. Yok ama, Kıbrıslı Türklerin önündeki sorunlara peş peşe yenileri ekleniyor. Talat, Yunan gazetesine verdiği demeçte, adeta yalvar yakar. ''Kıbrıs'ın yeniden birleşmesini arzu ettiğimize 'lütfen artık' inanın'' diyor.
Talat'ın son derece olumlu bir gelişme dediği, bütün gücüyle desteklediği olayda; 32 bin Kıbrıslı Türk Rumların -başka bir hesaba bağlayarak- dağıttığı pasaporta koştu. Güney Kıbrıs Yönetimi, Rum pasaportu alan Türklere, şimdi ''Mademki artık Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşısınız.
Öyleyse Kuzey Kıbrıs'ta eskiden (1974 Barış Harekâtı'ndan beri) Rumlara ait olan emlakte oturmanız hem yasal değil hem de etik. Buyurun mahkemeye'' diyor. Rum malı kullanan Türkler aleyhine açılan davalar giderek çoğalıyor. Önlem alınmazsa (veya alınamazsa) KKTC'de bu rakamın giderek çoğalması olası. Talat'ın Rumlara yönelttiği karşı tehdit ise hayli eğlenceli; ''Adada serbest geçişler tehlikeye girer ha'' diyor ama...
Ne korkan var ne de dikkate alan! Ankara hükümetinin Talat'ı ne kadar önemsediği de ortaya çıkıverdi. RTE 'nin Moskova'daki üçlü zirvede Annan Planı zemininde görüşmelere başlanılması için Papadopulos 'la anlaşmaya vardığını gösteren haberler Talat'ta soğuk duş etkisi yaptı. RTE böylece bugüne kadar izlenen uygulamaları ve yöntemleri ve kuşkusuz Talat'ı bir yana atıverdi. Çaresiz kaldı Talatçık; hop oturdu hop kalktı, ama anavatan saymadığı, komşu ülke gördüğü, göstermek istediği Türkiye'ye RTE'nin Kuzey Kıbrıs'ı atlayarak Güney'le uzlaşmaya girişindeki sakatlığı anlatmak için ''70 milyon Türkiye, 70 binlik Rumlarla muhatap oldu. Peki Talat nerede?'' diye demeçler veren Serdar Denktaş 'ı gönderdi.
Sonuç; Talat'la Rum da oynuyor, Ankara hükümeti de...Emlak davaları daha önceki hükümetlerin yıllarca direnmesine karşın RTE hükümetinin - AB'den tarih alma aşamasında- Loizidu 'ya bir milyon dolar tazminat ödemesinden sonra birden alevlendi.
Şu anda AİHM'deki 100 kadar davada Kıbrıslı Rumlar ''Avrupa vatandaşlarının'' mülkleri işgal ettiği gerekçesiyle Türkiye'den yüklü tazminat istiyorlar. Oysa Güney arşivindeki mevcut evrakta Kıbrıs'ın hemen her yöresindeki Türk vakıf mallarını Rumların sahte evrakla ele geçirdiği yazılı. Örneğin kapalı Maraş'ın büyük bölümü Türk vakıflarına ait. Rumların emlak konusundaki saldırılarına karşı etkili olacak vakıflarla ilgili karşı girişimi Türk tarafı nedense işletmiyor.
Çözüme engel Rauf Denktaş köşesine çekildi, ama -Ankara hükümetiyle birlikte- çözüm için ne istenilirse vermeye amade Talat'la işler bir türlü yoluna giremiyor. CUMHURİYET
|